Turizm
haftası, toplumumuzda turizm bilincini geliştirmek ve yaygınlaştırmakamacıyla, her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında, ülke çapında
kutlanmaktadır.
Önceleri turizm sezonunun açılışı olarak kutlanan bu hafta, günümüzde
hedefini geliştirmiştir. Turizmin tüm bir yıla yaygınlaştırılması,
alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi ve bu konuda bakanlıkça yapılan
çalışmalar, projeler, turizmden en çok geliri sağlamak için yapılması
gerekenlerin neler olduğu gibi bazı temel konular hafta boyunca çeşitli
etkinliklerle gençlere anlatılmakta, elimizdeki değerlere sahip çıkma
konusunda halkımız bilinçlendirilmektedir. Biz de Tire Ticaret Meslek ve
Anadolu Ticaret Meslek Lisesi olarak hazırlamış olduğumuz programla Turizm
haftasınınkutlanma amacına uygun olarak halkımızı bilinçlendirme görevini
yerine getirmeye çalışıyoruz.
Gözlerimde
buram buram tütüyorsun
Umudum,
hasretim, gözyaşımsın Türkiyem
Ziyade
sevmişim seni ezelden beri
Ellerin
yurdunda kalbimde, gönlümdesin Türkiyem
İzmir’in büyük ilçelerinden biri olan Tire bitki örtüsü ve coğrafi
konumu nedeniyle “Yeşil Tire” olarak bilinir.
Tarihi geçmişinden bugüne Tiremiz hızlı bir gelişim
kaydetmiştir. Bu gelişmenin sonucunda ortaya çıkan değişiklikleri kentin
mimari dokusunda rahatlıkla görebiliriz
İlk çağdan Türk dönemine dek “Teira” adıyla anılan
kentte Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Helen Roma ve Bizans medeniyetleri yaşamıştır.
İlçenin çeşitli yerlerinde bu medeniyetlerden kalma eserlere rastlanır. Türk
döneminde Tire adını alan ilçemiz Aydınoğulları ve Osmanlı Dönemlerinde
de önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuştur. İzlediğiniz görüntülerden
ilki Bizanslıların ölüleri için yaptığı lahitlerden bir örnektir. Diğer
görüntü ise bugün hala Yıldız Parkında bulunan Güneş Saatine aittir.
İlçemiz mimarlık tarihi açısından zengin örneklere
sahiptir. Bu eserlerin çoğu camidir. Görülmeye değer belli başlı camiler
arasında Hazma Ağa Camii, Yoğurtluoğlu Camii- Külliyesi ve Yeni Camii
bulunmaktadır. İzlediğiniz görüntülerden Yoğurtluoğlu Camii 1441 yılında
Yoğurtluoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. İlgi çekici planıyla
bu camii, Tire dini yapıları içinde en çok işleve sahip camilerdendir.
Yeni Camii 1897 yılında Behram Bey tarafından yaptırılmıştır. Elle şekillendirilmiş
taşlarla yapılmış camilerin Tiredeki tek örneğidir. Camii günümüzde
Kurtuluş Mahallesi mevkiinde bulunur.
Camilerimizi örneklendirmeye devam ederken karşımıza Kazanoğlu
ve Tahtakale Camiileri çıkar. Bu camilerklasik
dönem Osmanlı mimari tarzının en güzel örnekleridir.
Camilerimiz sadece dış mimari özellikleriyle değil iç mekanlarındaki
süslemeleriyle de ilgi çekicidirler. Hamza Ağa Camiinin iç mekanında
bulunan kalemişi süslemeler veçini
panolar bu süslemelere örnektir.
İç mekan mimari yapıya örnek olarak da Yeşil İmaret
Zaviyesini örnek gösterebiliriz. 1426 yılında Halil Yahşi Bey tarafından
yaptırılan zaviyenin en önemli özelliği Anadolu’da yarıkubbeşeklinde yapılan ibadethane örneklerinden olmasıdır. Zaviye Aydınoğlu
Caddesindedir.
Tire camileri minarelerinin yapı özellikleriyle güzel manzaralar
sergilemektedir. Bunlardan bir örnek 1440 yılında Karahasan tarafından yaptırılan
Karahasan Camii Minaresidir. Minare mısır koçanını andıran mimari tarzıyla
ilgi çekicidir.
Geçmişten günümüze
gelen cami ve türbeleriyle de Tire inanç turizmi açısından önemli
beldelerimizdendir. Dini yapıları içindeönemli bir yer tutan türbeler14
ve 15. yy. yapılarıdır.Bunların
bir bölümü sembolik türbelerdir.Bu
tür türbelerde türbeye adını verenler yatmaz. Bu türbeler, türbeye adını
verenlerin ünlerine yakışır makam mezarları olarak ele alınır. Bunların
bir örneği Balım Sultan türbesidir. 1496 yılında Balım Sultan için yapılmıştır.
Burası her yıl 21 Mart’ta Nevruz kutlamalarının yapıldığı yerdir. Türbe
kendi ismi ile bilinen Hisarlık köyündedir.
Hacıköy mezarlığı sırtlarında bulunan Ali Baba türbesi 16. yy.
yapılarındandır.Hacı Bektaş-ı
Velinin arkadaşlarından Bahaeddin Baba’nın oğul Ali Baba adına yaptırılmış
sembolik türbelerdendir.
İbn-i Melek türbesi 1322 yılında Aydınoğulları ve Osmanlı hükümdarlığının
eğitmenlerinden ünlü tefsirci İbn-i Melek için yapıtırılmıştır.
Kendisi Tire’nin yetiştirdiği büyük bir âlimdir
Asıl adı İzzetin Feriştiye’dir.Türbede ayrıca Mevlana Nizameddin, İbn-i
Melek oğlu Mehmet Efendi, Alaybey ailesinden Ali Efendi yatmaktadır.
Süleyman Şah türbesi,Aydınoğlu Mehmet Bey’in oğlu Tire Emiri Süleyman
Şah için 1349yılında yaptırılmıştır.
Türbenin giriş kapısı , mermer süslemeleri ve sülüs yazılmış kitabesi
oldukça güzeldir.
Tire 17.yy
‘da Evliya Celebi’nin verdiği bilgilere göre 144 mihrap, 13 hamam, 28
medrese ve 27 hana sahipti. Bu yapıların bir çoğu günümüze kadar gelmiştir.
Bunlardan biri 1876 yılında yapılmışolan
Eski-Yeni Hamam’dır. Osmanlı klasik dönem yapılarından olan hamam, zamanın
ışık yönünden en sağlıklı hamamıydı. Geçmişten günümüze kalan
hamamların içinde en iyi korunmuş olan hamamlardan biridir.
Tarihten günümüze kalan mimari yapılar içinde en fazla zarar görmüş olan
eserler hanlardır. İlçemizde ayakta kalan hanların sadece biri han olarak görev
yaparken diğerleri kendi hallerindeyaşama
savaşı vermektedir. İzlediğiniz görüntü bunlardan biri olan Kızlar Ağası
hanına aittir .
Necip
Paşa kütüphanesi II. Mahmut devrinin Baruthane başkanı Mehmet Necip Paşa
tarafından yaptırılmıştır. El yazması ve basma eserler yönünden oldukça
zengindir.
İlçemizin önemli yapılarından bir diğeri de çeşmeleridir.
İzlediğiniz görüntü , Aydınoğlu İsa Bey’in kızı Hafsa Hatun tarafından
yaptırılan Hafsa Hatun Çeşmesine aittir. Bu eser, Çeşme Alanı semtinde
bulunmaktadır.
Yeğen Ağa Çeşmesi,Tire’nin
son dönem sancak beylerinden olan Sadrazam Yeğen Mehmet Ağa tarafından 1785
yılında yaptırılmıştır. Yeğen Mehmet Paşa, halkı oldukça etkilemiş,
özellikle psikolojik analizleri nedeniyle hakkında bir çok güzel öyküler
üretilmiştir.
Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Tire çarşısının
tarihsel mekanları içerisinde kurulan otantik Tire pazarı’nın,yapılan çalışmalarda Türkiye’nin en büyük l0 pazarı içinde yer
aldığı görülür. Yöre halkı tarafından üretilen ürünler salı günleri
bu pazarda satışa sunulur. Ünü birçok yere yayılan pazara, çevre il ve ilçelerden
günlük turlar düzenlenerek alışveriş ve ziyaretler yapılmaktadır. (l2)
Tire’de Türk dönemi eserlerinin bolluğu yanında, yerel
kültür mirası olarak keçecilik, urgancılık, semercilik, yularcılık hala
yapılmaktadır.
Kenevir liflerinden yapılan Tire urganları sağlamlığı ve beyazlığı ile
ünlüdür. İstanbul’un fethinde kullanılan gemi halatlarının Tire’de
yapıldığı bilinmektedir.
Dövme yöntemiyle yünden kumaş elde etmek olarak tanımlanan keçecilik ise
giderek gerilemesine rağmen Tire’de hala yapılmaktadır.
Hayvan kültürünün önemli elemanları olan yular ve semer de eski el
sanatlarındandır. Yular ve semerlerin süslemelerinde keçe ve boncuklar
kullanılmaktadır.
Yeşil doğası ile, tarihi güzellikleri ile ünlü olan Tire’nin mutfağı
da ilgi çeker. Tire köftesi, keşkeği, değişik ot yemekleri ve değişik süt
ürünleri yöreye özgü çeşitlerdendir.
Doğal güzelliğe sahip ve Tire mutfağını temsil eden yemekleri ile Cambazlı,
Kaplan, Toptepe ve Dere Kahve turistlerin ilgisini çeken mekanlardır. (14-15)
İklimini,
havanı, suyunu çok özledim
Yollarına baktım hep
güzel haber bekledim
Ellerin yurdunu nedense
hiç sevmedim
Mutluluğum sana bağlı
benim güzel Türkiyem
Ben kağnılarla yaylılarla
büyüdüm geldim
Çocuk yüreğimi yakan
türküler dinleye dinleye
Mahzun kağnılarla
nazlı yaylılarınla
Ve tozlu yollarınla
sevdim seni Türkiye’m
Bizler ülkemizin binlerce güzelliği ve özelliği ile tanıtılması
gerektiğini düşünüyoruz. Ülkemizin en iyi tanıtımını gördükleri
muameleden memnun kalarak ayrılan turistlerin yapacağına inanıyoruz. Şimdi
bu amaçla okulumuz Tiyatro topluluğunun hazırladığı"İstanbul'da Bir Night" adlı oyunu izleyeceği
"İSTANBUL'DA BİR NIGHT"
Toprağına taşına
Ekmeğine aşına
Pazarına çarşına
Doyum olmaz İzmir'im
Güneşine ayına
İstanbul'da bir night'ten bir enstantane...
Denizine çayına
Rıhtımına koyuna
Doyum olmaz İzmirim
Programımızın bu bölümünde
sizleri İzmir ve ilçelerinde kısa bir turistik geziye davet ediyoruz.
"FİLM (İZMİR)"
Yağmurlar başlayınca,
odalarımız damlardı
Dizlerini döve döve ağlardı
anam
Şimdi kırkikindiler
boyunca sırılsıklam
Küçük kerpiç
evlerin çıkmaz aklımdan
O tezek topladığım kırlar,
yaylalar…
Başına oturduğum
yemek yediğim atandır
Türkiye’m,
anayurdum, sebebim, çarem…
Taşına toprağına
vurgunluğum bundandır…
Türkiye’m! Hasretim!
Kınalı türküm!
İç içe güzellik, uç
uca kahır
Yüreğimi bin parçaya
bölseler
Her parçası yine seni
çağrışır.
Ülkemizde pek çok
yerde ve yörede yerli turistlerimizin horlandığına tanık oluyoruz. Nasıl mı?
İzleyelim, görelim.
"BACASIZ SANAYİ"
“ Özledim memleketimi
Kendi dilimi konuşanları
Dostları, arkadaşları
Ve tüm insanlarınıBacasız
Sanayi'den bir enstantane...
Özledim memleketimi
Yazın güneşin altında
yanmayı
Kışın kartopu
oynamayı
Ve dört mevsimini
Özledim memleketimi
Vatanımı, milletimi
Dalgalanan bayrağımı
Özledim Türkiyemi” EGE
BÖLGESİ
Heredot'un deyimiyle Ege , “Dünyanın en güzel gökyüzüne ve iklimine
sahiptir.”. İnsanlık tarihinin beşiği olan bu bölge aynı zamanda doğal
güzellikleri ve şifalı sularıyla turist akınına uğramaktadır.
Ege’nin ,ünlü kaplıcalarıyla sağlık turizmine hizmet
veren en tanınmış bölgesi Pamukkale’dir.
Oluk oluk akan kalsiyum yüklü sıcak sular zamanla ,izlediğiniz manzarayı
oluşturmuştur. Dünyada bir eşine daha rastlanmayan bu oluşumu izlerken
havuzlarındaki şifalı sularında banyo yapmanız da mümkündür.
Ege
inanç turizmi açısından da dünyaca ünlü merkeze sahiptir. Selçuk
ilçemizin bülbül dağında bulunan Meryem ana kilisesi her yıl özellikle Hıristiyan
turistler tarafından ziyaret edilir.
Aynı
bölgede dünyanın en ünlü antik kentlerinden Efes bulunur. Tüm ion
kültürünün zenginliklerine bünyesinde barındıran Efes, yoğun düşünsel
etkinlikleriyle de adını duyuruyordu. Ünlü filozof Herakleitos Efeslidir. İzlediğiniz
anfi tiyatro ve celciyus kütüphane görüntüleri kenti simgeleyen önemli
mimari eserlerdendir.
Yolumuz
daha güneye doğru devam ettiğinde antik yerleşim merkezlerinde Milet’e varırız.
Milet, büyük ticaret ve düşünce merkezi idi. Burada bilim önemli
ilerlemeler kaydetti. Milet’ten Didim’e doğru giderken antik dönem tanrılardan
Apollo’ya adanmış görkemli “Apollon tapınağı”yla karşılaşırız.
İzmir
Antalya yolu üzerinde bulunan Aphrodisias (Geyre) önemli kültür sanat
merkezi idi ve heykelcilik okulu ile ün yapmıştı.
Ege
bölgesinin çok sevilen tatil yerlerinden biri de Bodrum dur. Tarihte
Halikarnas adıyla anılan bu bölge ünlü tarihçi Heredot’un anavatanıdır.
Tarihi eserleri, bodrumun kalesinde bulunan sualtı arkeoloji müzesi ve ünlü
diskosuyla turistlerin ilk tercihleri arasında bulunan Bodrum, su sporu yapmak
isteyenlerin, özellikle de dalma sporuna meraklıların her yıl akınına uğramaktadır.
Modern
marinaya sahip olan Marmaris bölgemiz, etrafını çevreleyen yeşil dağ ve
tepeleriyle, pırıl pırıl denizi ve koylarıyla yat turizmi için cazip
bölgemizdir.
Güneye
Fethiye’ye doğru yolumuz devam ederken Likya medeniyetine ait kaya mezarları
yolumuzu keser. Likyalılar yüksek dağların kayalarını oyarak oluşturdukları
mezarlara en kıymetli eşyalarıyla birlikte ölülerini gömerler, anıtsal
mezar oluştururlardı. Bu mezarların çoğu günümüzde hazine avcıları
tarafından zarara uğramış, içinden çıkan eserler yağmalanmış olsa bile
hala turistlerin ilgi odağıdır.
Fethiye
sonsuz mavi bir denizin ve uçsuz bucaksız kum cennetinin en güzel
örneklerinden olan ölü deniziyle de önemli turizm beldemizdir.